Zee Raj
İstanbul’da sakin başlayan bir sabah, hayatımızın en büyük kâbusuna dönüştü.Çocukların okul kaydı için yaptığımız sıradan bir ziyaret, polis olduğunu iddia eden birinin telefonu ile bir anda psikolojik bir işkenceye dönüştü. Ses resmîydi; arka planda telsiz sesleri, acil kodlar... ve akıl almaz bir iddia: Adımın darbe sonrası yürütülen bir soruşturma listesinde olduğu söyleniyordu. Ailemin izlendiğini, tehlikede olduğumuzu söylediler.Dakikalar içinde korku, mantığın yerini aldı.Telefonu kapatmamam, kimseye haber vermemem, eve gitmemem istendi. Saatlerce yürütüldüm; evimi kontrol ettirdiler, değerli eşyaları tek tek söylettirdiler ve sonunda altınlarımızı bozdurup tüm paramızı ATM’lerden göndermeye zorladılar - aynı anda eşime ise tamamen farklı bir hikâye anlatıyorlardı. Ona, benim 'karakolda olduğumu' ve bir borcu öderse serbest kalacağımı söylediler. O da üzerindeki son parasını gönderdi.Aynı anda ikimizi arıyorlardı.Aynı anda ikimizi yönlendiriyorlardı.Aynı anda ikimizin de en zayıf yerinden - aile kaygımızdan - vurmuşlardı.Altı saat boyunca İstanbul sokaklarında, elimde telefonla, sözde 'uydudan izlendiğime' inanarak dolaştım. Eşime ulaşamıyordum, çocuklara ulaşamıyordum, eve dönemiyordum. Her saniye, ailemin gerçekten ellerinde olduğu düşüncesi bütün direncimi eritiyordu.Bu kitap, o gün yaşadığım her dakikanın gerçek hikâyesidir -Manipülasyonun, psikolojik baskının, korkunun ve çaresizliğin hikâyesi.Bir insanın, en zeki hâliyle bile, nasıl saniyeler içinde çözülebileceğini gösteren çıplak bir gerçeklik.Ama aynı zamanda bir kurtuluş hikâyesi...Ailem kapıdan içeri girdiği an, her şeyin bittiğini sandım. Sonra öğrendim ki, bu profesyonel şebekeler yalnızca bizi değil, Türkiye’de binlerce insanı aynı yöntemle kandırmıştı: avukatlar, subaylar, doktorlar, akademisyenler... Her gün yeni bir kurban.Bu hikâyeyi paylaştıktan sonra bir mucize oldu:Eşim, bankada benzer bir tuzağa düşmek üzere olan bir kadını fark edip uyardı ve onu kurtardı.Bir arkadaşımın annesi, aynı ses tonunu duyunca telefonu anında kapattı çünkü bizim yaşadıklarımızdan haberdardı.İşte bu yüzden bu kitabı yazdım.Çünkü yaşadığımız acı, bir başkasının hayatını kurtarabilecek güce sahipse, paylaşılmalıdır.Bu kitap;gerçek bir günün, gerçek bir korkunun, gerçek bir tuzağın ve gerçek bir uyanışın hikâyesidir.Eğer yalnızca bir kişinin bile gözünü açar, düşünmesine ve kendini korumasına yardımcı olursa...Tüm yaşadıklarımız bir anlam kazanacaktır.